Partimizin Bursa İl Kongresi’nde konuşan Genel Başkanımız Sayın Önder Aksakal, DSP’nin bağımsız siyasi kimliğine vurgu yaparak, ekonomik sorunlardan dış politikaya, demokrasiden sosyal adalete kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Bursa’nın tarım, çevre ve ulaşım sorunlarına dikkat çeken Aksakal, DSP’nin Cumhuriyet ve Demokratik Sol çizgide mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğini ifade etti. Kongrede Bursa İl Başkanlığına seçilen Sayın Mehmet Seskır ile birlikte yönetime seçilen tüm partilileri tebrik ederek başarılar diledi.
Programda yaptığı konuşmada Aksakal, "Değerli delegelerimiz, Kıymetli yol arkadaşlarım, Saygıdeğer misafirlerimiz, Basınımızın değerli temsilcileri,
Hepinizi Demokratik Sol Parti Bursa İl Örgütü’nün Olağan Kongresi’nde sevgiyle, saygıyla ve dostlukla selamlıyorum.
Bugün burada yalnızca bir kongre yapmak için toplanmış değiliz.
Bugün burada, Türkiye’nin geleceğini konuşmak, halkımızın beklentilerini değerlendirmek ve Demokratik Sol düşüncenin yarınlara nasıl taşınacağını belirlemek için bir araya geldik.
Çünkü Demokratik Sol Parti sıradan bir siyasi parti değildir.
DSP; emeğin, özgürlüğün, demokrasinin, sosyal adaletin ve ulusal bağımsızlığın güvencesi olarak görülmüş bir partidir.
41 yıldır böyleydik, bundan sonra da böyle kalmaya devam edeceğiz.
DSP; Onursal Genel Başkanımız, Başbakanımız, büyük devlet adamı, dürüst siyasetin simgesi, halkın Karaoğlan'ı Bülent Ecevit’in bizlere mirası değil EMANETİDİR!
Bizler bu emaneti korumakla ve yaşatmakla yükümlüyüz.
Değerli arkadaşlar,
Bursa Türk tarihinde yer alan en kadim illerdendir. Bursa bir sanayi kentidir. Bursa üretir. Bursa çalışır.
Bursa Türkiye ekonomisinin lokomotiflerinden biridir. Ancak ne yazık ki Bursa, sahip olduğu tarihsel özelliğininin ve ürettiği değerlerin karşılığını alamamaktadır.
Bugün Bursa’nın karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan biri ve en önemli olanı plansız büyümedir.
Verimli tarım arazileri betonlaşmaktadır.
Nilüfer Ovası’ndan Karacabey’e kadar uzanan bereketli topraklarımız yapılaşma baskısı altındadır.
Bir zamanlar Türkiye’nin sebze ve meyve deposu olan Bursa, bugün artık tarım alanlarını koruyamaz hale gelmiştir.
Bir diğer önemli sorun ulaşımdır.
Her geçen gün artan nüfus karşısında şehir içi ulaşım da yetersiz kalmaktadır.
Sanayi bölgeleriyle yerleşim alanları arasındaki trafik yoğunluğu vatandaşlarımızın yaşam kalitesini düşürmektedir.
Çevre sorunları ise artık alarm vermekte, tehlike çanları çalmaktadır.
Marmara Denizi’nde yaşanan müsilaj felaketi hepimize önemli dersler vermiştir.
Derelerimiz kirlenmekte, hava kalitesi düşmekte, sanayi ve çevre arasında sağlıklı denge kurulamamaktadır.
DSP olarak biz diyoruz ki;
Kalkınma ile çevreyi karşı karşıya getiren anlayış yanlıştır.
Gerçek kalkınma, gelecek nesillerin yaşam hakkını koruyarak yapılan kalkınmadır.
Aziz dava arkadaşlarım,
Bugün ülkemizin en büyük sorunu ekonomik daralmadır.
Emekli geçinemiyor.
İşçi geçinemiyor.
Memur geçinemiyor.
Çiftçi üretemiyor.
Esnaf ayakta kalmakta zorlanıyor.
Sanayici dış pazarlarda yeterli ve etkili rekabet kuramıyor. Dövizde süregelen uluslararası manipülatif operasyonlar maalesef bu sektörlerimizin korumasız ve güvencesiz kalmalarına sebep oluyor.
Gençlerimiz üniversite mezunu oluyor ama iş bulamıyor.
Aileler çocuklarının geleceği konusunda kaygı duyuyor.
Oysa Türkiye’nin kaynakları vardır.
Sorun kaynak eksikliği değil, kaynakların adil kullanılmamasıdır.
DSP’nin anlayışı nettir: BÜYÜKŞEHİR YASASI ACİLEN ESKİ HALİNE GETİRİLMELİDİR!
Üreten kazanmalıdır.
Alın teri korunmalıdır.
Devlet sosyal adaletin güvencesi olmalıdır.
Ekonomik büyümenin meyvesi yalnızca belirli kesimlere değil, toplumun tamamına yayılmalıdır.
Değerli konuklar,
Bir ülkenin gücü yalnızca ekonomisiyle ölçülmez.
Demokrasiyle ölçülür.
Hukukla ölçülür.
Kurumlarının sağlamlığıyla ölçülür.
Türkiye’nin bugün ihtiyaç duyduğu şey; kutuplaşma değil uzlaşmadır.
Gerilim değil diyalogdur.
Ötekileştirme değil kardeşliktir.
DSP, kuruluşundan bugüne kadar her şart altında demokrasiyi savunmuştur.
1971 Muhtırası, 12 Eylül faşist askeri darbesi, 15 Temmuz FETÖ terör örgütü darbe kalkışması.. her biri için Demokratik Sol anlayış çerçevesinde karşı duruşumuz olmuştur.
Bu darbe dönemlerinin saldırılarında hep bedel ödeyerek dimdik ayakta durmuştur.
Kimden gelirse gelsin hukuksuzluğa karşı çıkmıştır.
Kimden gelirse gelsin haksızlığa karşı çıkmıştır.
Çok iyi bilinmelidir ki; DSP bugün de aynı noktadadır!
Değerli arkadaşlar,
Dünyamız son derece karmaşık bir dönemden geçmektedir.
Dünya düzeni yeniden şekillendirilmektedir. Devletlerin sınırlarını değiştirmeye varan fütursuzluklar, emperyalist planlar hız kesmeden sürmektedir.
Yakın coğrafyamızda savaşlar yaşanmaktadır.
Ortadoğu’da istikrarsızlık tarihinin en üst seviyesine taşınmıştır.
Keza, Karadeniz havzasında, kuzeyimizde de gerilim devam etmektedir.
Güneyimizde, Doğu Akdeniz’de, Kıbrıs’ta önemli gelişmeler yaşanmaktadır.
Türkiye böylesine kritik bir coğrafyada güçlü olmak zorundadır.
Ancak güçlü olmanın yolu hamaset değil akıldır.
Güçlü olmanın yolu kavga değil diplomasidir.
DSP’nin dış politika anlayışı bellidir: “Bölge merkezli dış politika.”
Yani büyük Atatürk’ün işaret ettiği kapsamda “Yurtta barış, dünyada barış!”
Ulusal çıkarlarımızdan taviz vermeden komşularımızla iyi ilişkiler geliştirmek.
Türkiye’nin bağımsız dış politika kapasitesini güçlendirmek.
Hiçbir küresel gücün etkisi altına girmeden milli çıkarlarımızı savunmak.
Milyonlarca vatan evladının kanlarıyla çizilmiş sınırlarımızı sonsuza kadar korumak.
DSP olarak bundan hiç bir zaman taviz vermedik, bundan sonra da Allahın izniyle vermeyiz.
Bu toprakları 3 - 5 teröriste, bir avuç siyoniste, dünyayı kan gölüne çeviren evanjelist emperyalistlere teslim etmeyiz. Herkes bunu iyi bilsin.
Değerli dava arkadaşlarım,
Son dönemde kamuoyunda ve siyasi kulislerde çok önemli olaylar ardı ardına yaşanmakta, herkes kendi cephesinden çeşitli değerlendirmeler yapmaktadır.
Cumhuriyet Halk Partisi ile Demokratik Sol Parti arasındaki ilişkiler de zaman zaman gündeme gelmektedir.
Buradan açık ve net ifade etmek isterim.
DSP ile CHP’nin tarihi köklerinde ortak değerler bulunabilir.
Ancak DSP, CHP’nin bir yan kuruluşu değildir.
DSP, kendi kimliği, kendi programı, kendi siyasi geleneği olan bağımsız bir siyasi partidir.
Bugün bize düşen görev, DSP’yi başka partilerin gölgesine sokmak değil, DSP’yi yeniden halkın umudu haline getirmektir.
Eğer DSP’ye bir katılım olacaksa;
Öncelikle hakkında yasa dışı eylemlere karışmamış, ahlak dışı ilişkiler yaşamamış, tüyü bitmemiş yetimin hakkına göz dikmemiş, Atatürk’ün çizdiği yolu benimseyenlerin, Demokratik Sol düşünceye inananların ancak DSP çatısı altında birleşmesi gerekir.
Çünkü DSP’nin temsil ettiği çizgi; devletçilik ile sosyal adaleti, ulusal bağımsızlık ile demokrasiyi, emek ile kalkınmayı aynı potada buluşturan özgün bir çizgidir.
Biz hiçbir partinin arka bahçesi olmayacağız.
Hiçbir siyasi hesabın parçası olmayacağız.
DSP’nin kapısı ülkesini seven herkese açıktır.
Ama DSP’nin tabelasını indirmeyi, kimliğini ortadan kaldırmayı, tarihini yok saymayı da hiç kimse bizden beklememelidir.
Bizim cevabımız nettir:
Demokratik Sol Parti yaşamaktadır.
Demokratik Sol Parti ayaktadır.
Demokratik Sol Parti mücadele etmektedir.
Ve Demokratik Sol Parti Türkiye’nin geleceğinde söz sahibi olmaya devam edecektir.
Değerli delegeler,
Önümüzde zor bir dönem bulunmaktadır.
Ancak umutsuz değiliz.
Çünkü bu ülke daha zor dönemleri aşmıştır.
Cumhuriyetimiz ikinci yüzyılına girmiştir.
Bizler, Mustafa Kemal Atatürk’ün emanet ettiği Cumhuriyet’i, Bülent Ecevit’in demokratik sol anlayışıyla geleceğe taşımaya kararlıyız.
Birlik olacağız.
Dayanışma içinde olacağız.
Halkın sorunlarını konuşacağız.
Halkın yanında olacağız.
Çünkü bizim siyaset anlayışımızın merkezinde makamlar değil insanlar vardır.
Koltuklar değil halk vardır.
Çıkar grupları değil millet vardır.
Bu duygularla Bursa İl Kongremizin partimize, Bursa’mıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor;
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Onursal Genel Başkanımız, Başbakanımız Bülent Ecevit’i, Kurucu Genel Başkanımız Rahşan Ecevit’i ve demokrasi mücadelesinde emeği geçen ebediyete irtihal etmiş bütün yol arkadaşlarımızı saygı ve rahmetle anıyorum.
Bu vesileyle bugüne kadar Bursa İl Örgütümüzde cansiperhane görev üstlenmiş arkadaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum, kongremizde yeni seçilecek arkadaşlarımızı şimdiden tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.
Yaşasın Cumhuriyet!
Yaşasın Demokratik Sol Parti!
Yaşasın tam bağımsız Türkiye!
Hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.
Sağ olun, var olun."