Genel Başkanı Sayın Önder Aksakal, Adana İl Kongresi ile İl Başkanlığı binasının açılışını gerçekleştirerek partililerle bir araya geldi. Kongrede konuşan Aksakal, üretim ekonomisinden tarıma, sanayiden yerel yönetimlere, milli güvenlikten demokratik hukuk devletine kadar birçok konuda önemli mesajlar verdi.
Değerli yol arkadaşlarım,
Demokratik Sol Parti’nin kıymetli Adana İl Başkanı, il ve ilçe yöneticilerimiz, delegelerimiz, kadın ve gençlik kollarımızın değerli temsilcileri, bizleri burada da yalnız bırakmayan dava arkadaşlarımız, basınımızın değerli mensupları ve yüreği Cumhuriyet sevgisiyle atan saygıdeğer Adanalılar;
Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Bugün yalnızca bir il kongresi gerçekleştirmiyoruz. Bugün, Cumhuriyetimizin temel değerlerine, Atatürk ilke ve devrimlerine, Bülent Ecevit’in halkçı ve demokratik sol anlayışına olan bağlılığımızı bir kez de Adana’dan ilan ediyoruz.
Adana, sıradan bir şehir değildir.
Adana; üretimin şehridir.
Adana; emeğin şehridir.
Adana; sanayinin, tarımın, kültürün ve kardeşliğin şehridir.
Türkiye’nin kalkınma hikâyesinde çok önemli bir yere sahip olan bu güzel kent, ne yazık ki bugün sahip olduğu potansiyelin çok gerisinde bırakılmıştır.
Bir zamanlar “Türkiye’yi besleyen Çukurova” denilen bereketli topraklarda bugün çiftçilerimiz üretmekte zorlanıyor.
Mazot pahalı…
Gübre pahalı…
Tohum pahalı…
Sulama maliyetleri her geçen gün artıyor.
Üretici emeğinin karşılığını alamıyor.
Narenciyeden pamuğa, mısırdan buğdaya kadar birçok üründe üretici kazanamaz hale gelmiştir.
Oysa güçlü Türkiye’nin yolu güçlü tarımdan geçer.
DSP olarak diyoruz ki;
Öncelikli yapılacak iş mevcut Büyükşehir Yasasını değiştirmek zorundayız. Bunu bıkmadan usanmadan konuşacağız, gündemde tutacağız. Örgütlerimizin bir numaralı görevi bu planımızı halkımızla, köylülerimizle, köylerden kente göç etmek zorunda bırakılmış, köyüne hasret çiftçilerimizle konuşmaktır. Unutmayın!
Çiftçi mutlaka ve yeterince desteklenecek.
Üretim planlı hale getirilecek.
Kooperatifçilik yeniden güçlendirilecek.
İthalata dayalı tarım politikaları yerine milli üretim esas alınacaktır.
Onun için kalkınma köyden ve köylüden başlar diyoruz. Öncelikli çıkar yolumuz budur.
Değerli arkadaşlar,
Adana aynı zamanda güçlü bir sanayi kentidir.
Ancak Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren işletmeler yüksek enerji maliyetleriyle mücadele etmektedir.
Sanayici yatırım yapmaktan adeta çekiniyor, korkuyor.
Gençlerimiz iş bulamıyor.
Nitelikli iş gücü başka şehirlere gitmek zorunda kalıyor.
Bunun sonucu olarak Adana eskiden göç alan bir kentti şimdi göç veren şehirlerden biri haline geldi.
Biz istiyoruz ki;
Gençlerimiz doğdukları topraklarda umut bulsun.
Mühendisimiz…
Teknisyenimiz…
İşçimiz…
Çiftçimiz…
Esnafımız geleceğe güvenle bakabilsin.
Adana’nın çözülmesi gereken en önemli sorunlarından biri de ulaşım ve şehirleşmedir.
Çarpık kentleşme şehir içi trafiği her geçen gün ağırlaştırıyor.
Yetersiz toplu taşıma sistemleri ihtiyaçlara cevap vermekte zorlanıyor.
Yeni imar alanları yeterli altyapı planlaması ve fiziki imalatları yapılmadan oluşturulduğu için yerleşik düzen oluşuncaya ve hatta oluştuktan sonra da ortaya çıkan ihtiyaçlar yüzünden çok büyük maddi kayıplara mal oluyor.
Aslında yerel yönetimlerin merkezi idareyle kavga ederek değil, iş birliği içerisinde çalışması gerekir ama günümüzde tanık olduğumuz manzara bunun tam tersidir.
Gerek merkezi idare gerek yerel yönetimin başat aktörleri kendilerinden olmayan kişi ve kurumlara gerekli hizmeti vermiyor.
Oysa hizmetin partisi olmaz.
Vatandaşın beklediği siyasi tartışma değil, çözümdür.
Demokratik Sol Partinin işbaşında olduğu hükümetlerde ve Belediyelerde hiçbir zaman ayrım yaşanmamış, hizmetler tüm yurttaşlara hakça ulaştırılmıştır.
O günleri özlemedik mi sevgili Adanalı kardeşlerim?!
Kıymetli dava arkadaşlarım,
Adana’nın bir başka önemli meselesi Seyhan ve Ceyhan nehirleridir.
Bu iki büyük nehir yalnızca su kaynağı değildir.
Aynı zamanda tarımın, ekolojinin ve kısacası yaşamın temelidir.
Çevre kirliliğiyle mücadele edilmeden sürdürülebilir kalkınmadan söz edilemez.
DSP olarak çevreyi koruyan, üretimi destekleyen ve doğal kaynakları gelecek nesillere taşıyan politikalarımızı halkımızla paylaşmaya devam edeceğiz.
Değerli Adanalılar,
Bu şehir kültürüyle de eşsizdir.
Yörük kültürüyle…
Türkmen geleneğiyle…
Arap vatandaşlarımızla…
Alevisiyle…
Sünnisiyle…
Her inançtan ve her kökenden insanıyla Türkiye’nin birlik ve beraberliğinin en güzel örneklerinden biridir.
Demokratik Sol Parti olarak biz 41 yıldır ayrıştıran siyasetin değil, birleştiren siyasetin temsilcisiyiz.
Çünkü Demokratik Sol Parti’nin temelinde insan sevgisi vardır.
Ecevit’in bize bıraktığı en büyük miras; dürüst siyaset, temiz siyaset ve halk için siyaset anlayışıdır.
Bugün Türkiye’nin en büyük ihtiyacı da budur.
İnsanlarımız kutuplaşmaktan yoruldu.
Kavgadan yoruldu.
Hakaretten yoruldu.
Artık çözüm görmek istiyor.
Üretim görmek istiyor.
Adalet görmek istiyor.
Liyakat görmek istiyor.
Bizim siyaset anlayışımız;
Devleti güçlü,
Milleti huzurlu,
Ekonomiyi üretken,
Toplumu adil kılmayı hedefleyen bir anlayıştır.
Değerli Adanalı kardeşlerimiz,
Küresel emperyalizmin bölgemiz ve ülkemiz üzerindeki hayal ve heveslerini artık hepimiz biliyoruz.
Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren Amerika ve İsrail kendilerince kurguladıkları Büyük Ortadoğu Projesini ya da Büyük İsrail Projesini gerçekleştirmek için her türlü değer yargısını ayaklar altına almış neredeyse dünyaya meydan okumaktadırlar.
Kırk yıldır başımıza musallat ettikleri terör örgütü marifetiyle Türkiye’yi de hedeflerine koymuş durumdalar.
Bunu en yakından bilen, gören ve yaşayan da sizlersiniz.
Ama herkes bilmelidir ki Türkiye ne Suriye’dir, ne Lübnan’dır ne de Gazze’dir.
Artık bıçak kemiğe dayanmıştır. Ya bu sevdadan vazgeçecekler ya da biz onlardan vazgeçeceğiz.
Bunun dışında başka bir seçenek de kalmamış görünüyor.
Buradan, Adana’dan terör baronlarına bir kez daha sesleniyorum;
Kırk yıldır eğittiğiniz, donattığınız, beslediğiniz kuklalarınızın ipini kesme vakti gelmiştir.
Bu ipleri ya siz keseceksiniz ya da kadim Türk devleti bunun gereğini yapmaktan çekinmeyecektir.
Demokratik Sol Parti olarak her daim barıştan ve uzlaşıdan yana olduk.
Ama üniter yapımız, vatanı ve milleti ile bölünmez bütünlüğümüze yönelik tehditler artık kontrol edilemez hale gelirse tarihte bir çok örneğinin görüleceği sonuçların yaşanması kaçınılmaz olacaktır.
Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Türkiye’nin ihtiyacı; demokratik hukuk devletini güçlendiren, laik Cumhuriyet’i kararlılıkla savunan, sosyal adaleti önceleyen ve üretim ekonomisini esas alan yeni bir kalkınma anlayışı bizim temel düsturumuzdur.
İşte Demokratik Sol Parti bunun için vardır.
Biz kişilere göre değil, ilkelere göre siyaset yapıyoruz.
Biz günü kurtarmanın değil, geleceği inşa etmenin mücadelesini veriyoruz.
Bugün burada gerçekleştireceğimiz kongreyle birlikte Adana teşkilatımızın daha da güçleneceğine inanıyorum.
Bugünden itibaren kapı dolaşacağız.
Mahalle mahalle çalışacağız.
Gençlere ulaşacağız.
Kadınlarımızla omuz omuza olacağız.
Esnafımızı dinleyeceğiz.
Çiftçimizin yanında olacağız.
Çünkü Demokratik Sol Parti’nin yeniden yükselişi, Türkiye’nin demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti idealinin yeniden güçlenmesi demektir.
Sözlerime son verirken;
Bu kongrenin Adana’mıza, partimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.
Bugüne kadar görev yapmış, partimizin kapısını her daim açık tutmuş, her türlü zorluğa göğüs germiş tüm yönetici arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum.
Bugün İl yönetimine, İl Disiplin Kuruluna ve Kurultay Delegesi olarak seçilecek tüm dava arkadaşlarımızı şimdiden kutluyor, üstün başarılar diliyorum.
Değerli kardeşlerim,
Birlik içinde olacağız.
Dayanışma içinde olacağız.
Cumhuriyetimize, devletimize, milletimize ve partimize sahip çıkacağız.
Bu milleti siyaset meydanında seçeneksiz bırakmayacağız.
Bu milleti, siyaseti kişisel ikballerine basamak yapanlara muhtaç bırakmayacağız.
Atatürk’ün gösterdiği çağdaş uygarlık yolundan asla ayrılmayacağız.
Ve Bülent Ecevit’in söylediği gibi;
“Ne ezilen ne ezen, insanca hakça bir düzen’i” mutlaka kuracağız!
Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, Adana’nın güzel insanlarına en içten teşekkürlerimi sunuyorum.
Sağ olun, var olun.