Genel Başkanımız Sayın Önder Aksakal, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında geçtiğimiz hafta yaşanan Atlas Çağlayan cinayeti ile ilgili ailesine başsağlığı mesajı ileterek başlayan Aksakal, eğitimdeki eksiklikleri, gelir dağılımındaki adaletsizliği ve dijital platformların denetimsizliğini eleştirerek, çocuk ve gençleri suça sürükleyen yayınlar ile cezasızlık algısının ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı. Terörle mücadeleye de değinen Aksakal, PKK /YPG’nin son eylemlerini hatırlatarak terör örgütlerine güvenilemeyeceğini ifade etti. Suriye politikalarında daha kararlı adımlar atılması gerektiğini belirtti. YPG yandaşlarının Türk Bayrağına yönelik saldırıyı sert sözlerle kınadı. Emekli maaşları konusunda ise en düşük emekli aylığının 20 bin liranın üzerine çıkarılması gerektiğini, DSP’nin önerisinin 24 bin lira olduğunu ifade etti.
Genel Başkanımız Önder Aksakal, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında; "2026 yılının ilk toplantısında sizleri saygıyla selâmlıyorum. Umarım toplumsal huzuru ve mutluluğu tahkim edecek kararların oluşturulacağı bir yasama sürecini hep birlikte yaşarız, küresel düzlemde vatanın ve milletin birliğini bütünlüğünü daha da güçlendirecek politikaları hayata geçirebiliriz.
Sözlerime başlarken geçtiğimiz hafta yaşanan Atlas Çağlayan cinayetiyle ilgili duygu ve düşüncelerimi de paylaşmak isterim.
Tanık olmak zorunda bırakıldığımız bu olayla tüm toplum olarak büyük bir travma daha yaşadık. Kim ne derse desin, hiçbir gerekçe, hiçbir bahane böyle bir hadiseyi izah edemez.
Çocuklarımızın, başta aileler olmak üzere kendilerini emanet ettiğimiz eğitim kurumlarınca yeterli düzeyde bir eğitime tâbi tutulmadıklarını, bir boş vermişliğin bir vurdumduymazlığın girdabında gençliğimizin, dolayısıyla geleceğimizin göz göre göre yok oluşa doğru gittiğini görmek belki de üzerinde en çok düşünmemiz gerekecek konu olmalıdır.
Öncelikle Atlas evlâdımıza Allah’tan rahmet, kederli ailesine sabır, metanet ve başsağlığı diliyorum. Allah kimseye evlât acısı yaşatmasın.
Bu tür olayların temelinde yatan sebeplerden bir tanesi eğitimdeki eksiklikler ise de asıl temelinde toplum kesimleri arasında oluşan ekonomik gelir orantısızlığı ve toplumsal yaşam kalitesi arasındaki uçurumlar yeni bir insan tipinin oluşmasına hizmet etmektedir.
Ekonomideki dengesizliklere acilen çözümler bulunmalı ve Cumhuriyetimizin güvencesi gençlerimizin bu savrulmuşluklardan kurtarılması sorumluluğu yerine getirilmelidir.
Bütün bunların yanında bir diğer önemli husus da şudur; çocukları ve gençleri kavgaya, silaha, zorbalığa yönlendiren, bu yöntemleri bir gücün olmazsa olmazı gibi algılattıran yayınlar ve dijital platformlar da en önemli etkenlerin başında gelmektedir. Bunların da ivedilikle kontrol altına alınması, internet ortamlarında çocukların ve gençlerin kişilikleri dejenere eden oyun sitelerine, gelişigüzel satılan silah ve bazı mühimmatların yer aldığı sitelere engelsiz ve herhangi bir kriter olmadan ulaşılabilmesinin engellenmesi gerekir.
Devletimize büyük görev düşmektedir, çocuklarımızı ve gençlerimizi suça sürükleyen alt yapı oluşumları ortadan mutlaka kaldırılmalıdır.
Bir diğer önemli çalışma da 18 yaşından küçük olanların cezasızlık algısının ortadan kaldırılmasıdır, suç işleyenin hangi yaşta olursa olsun en ağır cezaları alabileceğine dair düşünceleri besleyecek yeni yasa çalışmaları hayata geçirilmelidir.
Özellikle yaralama, silah kullanma ve cinayetle sonuçlanan olaylarda bu kararlı duruş mutlaka hissettirilecek kapsamda bir ceza kanunu değişikliği hayata geçirilmelidir.
Biliyorsunuz bugün ayrıca Kartalkaya katliamının da 1. Yıl dönümü büyük bir aymazlığın sonucu yaşanan yangın felaketinde yaşamın yitiren 78 insanımız için bir kez daha Yüce Allah’tan rahmet, acılı ve kederli ailelerine de sabır metanet diliyorum.
Değerli basın mensupları,
05 Ağustos 2025 tarihinden bu yana Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında ve Meclis Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş başkanlığında Terörsüz Türkiye mottosuyla bir komisyon kuruldu, İYİ Parti dışında tüm partilerin temsilcilerinin yer aldığı Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu iyi niyetli bir çalışma süreci yürüttü.
Beş ay gibi bir süre sonunda komisyon çalışmalarının süzgeçten geçirildiği bir sonuç raporu yazımı safhasındayken dün itibariyle güney sınırımıza yakın noktalarda yaşananların yapılan bu çalışmaları nasıl anlamsız bir düzeye indirdiğine dikkatinizi çekmek isterim.
Demokratik Sol Parti olarak gelinen bu noktayı en başından bu yana tarif etmiş, tanımlamış ve geçmiş tecrübelerimizle de örtüştürerek görüşlerimizi ortaya koymuştuk. Terör örgütlerinin sözüne güvenilmez demiştik, İmralı’daki PKK elebaşı ikili, hatta üçlü oynuyor, her tarafa farklı yaklaşım sergiliyor demiştik ve Komisyon Üyelerinden üç Milletvekilinin İmralı’da kendisiyle görüşmelerinde yine farklı görüşler dayattığını, Suriye’nin kuzey doğusunda özerk bir yapılanmayı öngördüğünü, bunların yerel güvenlik güçlerinin olması gerektiğini de belirtmişti.
Ne yazık ki yanılmadık!
PKK terör örgütü ve türevleri amaç ve hedeflerini yıllardır en açık ifadelerle dile getiriyorlardı. Sorun bu açıklamalarda değil, açıklamaları doğru okuyamayan ve karşılığında yapılması gerekenlerin zamanlamasını değerlendirme noktasında zafiyet gösterilmesindedir.
Ne demiştik? Demokratik Sol Parti olarak Meclis Başkanlığına sunmuş olduğumuz sürece dair raporumuzda da açıkça belirttiğimiz gibi sonsuz pişmanlıklar anlık zafiyetlerin koynunda beslenir!
Bakınız, önceki gün YPG yandaşı PKK’lılar Nusaybin – Kamışlı hattındaki bayrağımıza saldırdılar, gönderinden indirdiler. Yine bu derece pervasızlaştılar.
Peki bunu niye yaptılar?
Türkiye’nin yürüttüğü Suriye politikalarının terör örgütü PKK / YPG ve diğer türevlerini iyot gibi açığa çıkarması ve tüm dünyadan soyutlanmalarını sağlaması üzerine bunlar gelişti.
Biz hükümetimizin dış politikada uyguladığı bu politikalar başından beri destekledik, hatta eksik kaldığı yanlarını da ortaya koyduk.
Bu eksikliklerin başında Suriye’de Esad kaçtıktan sonra gerçekleşen devrim sırasında Türkiye’nin de Suriye’nin kuzey-doğusundaki terör unsurlarının tepesine binmesi ve Kandil’deki elebaşları dahil tümünün enterne edilmemesi hususu gelmektedir.
Türkiye bunu da aşacak güce ve kararlılığa sahiptir.
Şehitlerimizin kanından rengini alan ay yıldızlı şanlı bayrağımıza uzanan eller her zaman kırılmıştır, bu saldırının failleri de cezasız kalmayacaktır. Bunu kimse unutmasın. Bu menfur saldırıyı bir kez daha şiddetle kınadığımızı ve lânetlediğimizi ifade ediyorum.
Dün itibariyle ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye sorumlusu Tom Barrak ABD – YPG ortaklığının bittiğini açıkladı. İşte emperyalizm böyle bir şey.
Bugün Gazi Meclisimiz çatısı altında maaş aldıkları devletin aleyhine çalışan PKK terör örgütü yandaşı ve SDG’nin kendilerinin temsilcisi olduğunu ilân edilen DEM Partili Milletvekillerinin Amerika hayranlıklarının yarın hangi noktaya evrilmiş olacağını hep birlikte göreceğiz.
Zira Amerika Birleşik Devletleri devlet olarak resmi anlamda da bugünden itibaren SDG ile ittifakımız sona erdi açıklamasını yaptı bile.
Terörle mücadelemize karşı halkı sokaklara çağırma gafletinde olan bu partinin bazı milletvekillerine ve Eş Başkanlarına hatırlatmak isterim ki, geçmişte aynı basiretsizliği yapmış olan eski Eş Başkanlarınızın durumunu gözden uzak tutmayın.
Türk devleti güçlüdür, Türk milleti güçlüdür!
Kadim Türk devletine yönelik hiçbir emperyalist dayatma, neticesi itibariyle başarıya ulaşamamıştır ve bu da ulaşamayacaktır.
DEM Partililerin kendilerini YPG/SDG ile birlikteliklerini ilan etmiş olmaları karşısında sormak isterim, siz Suriye’nin mi yoksa Türkiye’nin mi partisisiniz?
Siz şaka mısınız Allah aşkına?
Artık yapılması gereken tek şey terör örgütü mensupları gelip devletin şefkatine sığınmalı, ellerindeki tüm silah ve mühimmatları devletimizin yetkili güçlerine teslim etmeli ve bağımsız Türk yargısına güvenmelidirler.
Değerli basın mensupları,
Önemli güncel konuların başında gelen bir diğer husus da bildiğiniz gibi Emekli yurttaşlarımıza verilen maaşlardan en alt düzeyde olan miktarın artırılması konusudur ki dün akşam saatleri itibariyle bu yasa Meclis Genel Kuruluna geldi ve görüşülmeye de başlandı. Bugün umuyorum sonuçlandırılacaktır.
Ocak/2026 ayı itibariyle 16.881 lira olarak açıklanan emekli maaşının asgari düzeyde olan emekli maaşının 20 bin lira olması yönünde bir yasal düzenleme bugün itibariyle Mecliste görüşülecek ve sonuçlandırılacak.
Demokratik Sol Parti olarak öteden beri ortaya koyduğumuz görüş açlık ve yoksulluk sınırları gözden uzak tutulmamalıdır.
Hiçbir devlet halkını yoksulluk sınırını geçtik, açlık sınırının altında yaşatamaz, yaşatmamalıdır.
Dolayısıyla Aralık/2025 ayı itibariyle dört kişilik bir ailenin açlık sınırı olarak belirlenen ekonomi düzeyi 30.145 lira olarak belirlenmişken, yıllarını devletine vermiş ve emekli olmuş yurttaşlarımızın maaşlarından kesilen sosyal güvenlik kesintilerinin neması olarak en azından asgari ücret düzeyinde, yani 28.075 lira verilmelidir.
Bu gerçekleşir mi diye sorarsanız, bütçe olanaklarının buna izin vermeyeceği gerekçesi ortaya konulacaktır, bu da doğrudur ama en azından buna biraz daha yakın bir miktar parlamentoda ortak bir anlayışla belirlenmelidir.
Demokratik Sol Parti olarak bu rakamın 24.000 lira olarak belirlenmesinin daha hakkaniyetli olacağını düşünüyor ve öneriyoruz.
Bu konuda hangi partinin ne dediğiyle ilgili değiliz, bizim önerimiz ülkenin tüm gerçeklerinin bir arada değerlendirerek, süzgecimizden geçirilerek ortaya konulan görüşlerdir.
Hepinize teşekkür ediyorum, sağ olun var olun."