DUYURULAR

AKSAKAL Aydın’da Konuştu: “Kral Çıplak!”

Demokratik Sol Parti 10. Olağan Kurultay çalışmaları kapsamında Aydın İl Kongresinde konuşan Genel Başkan Önder AKSAKAL “Devlet gemisi karaya oturmuştur. Kimse kimseyi kandırmasın.” dedi. AKSAKAL kongrede yaptığı konuşmada partilileri ve basın mensuplarını selamladıktan sonra sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugün burada, partimizin 10. Olağan Kurultay çalışmaları çerçevesinde İl Kongremizi gerçekleştiriyoruz.

Egemen sistemin dayatmalarına karşı yurtsever duruşunu bozmayan, doğrularından ve milliyetçiliğinden taviz vermeyen DSP’ye uygulanan ambargo günümüzde de tüm ağırlığıyla devam ediyor.

Son 15 yıldır zor bir süreci sırtlamış gidiyoruz.

Kim ne derse desin, Türkiye siyasetinde ve Türkiye’nin yakın tarihinde en önemli kilometre taşları Ecevit ve DSP’nin işbaşında olduğu yıllarda geçilmiştir.

Çalışanların haklarının verilmesinden, faşist cuntalara karşı mücadeleye kadar.. Haşhaş ekimi yasağının kaldırılması ve Kıbrıs’ın savunmasından, Irak’ın işgaline karşı duruşa kadar, bankaların hortumculardan kurtarılmasından, kamu personel alımlarındaki iltimasların önlenmesine kadar her yurtsever kararda DSP’nin imzası vardır. Bunların hiç biri unutulamaz.

Bugün devleti işgal etmiş dinci siyasetin temsilcileri her ne kadar kendi içlerinde bir iktidar çatışmasına girmişler ve iğrenç ilişkilerini, işledikleri suçları, yaptıkları kanunsuzlukları, hukuksuzlukları ve ihaneti başkalarının üzerine yıkmaya çalışsalar da tarih biliyor ki, Ecevit Türkiye Cumhuriyeti’nin gelmiş geçmiş en düzgün siyasetçilerinin başında gelir, Demokratik Sol Parti de Atatürk’ün ve Ecevit’in yolunda yürümektedir.

Bundan sonra da böyle olmaya devam edecektir.

Bugün devletin başında bulunanlar zannetmesinler ki bu devran böyle gider. Dünya Sultan Süleyman’a bile kalmamış size mi kalacak be hey şaşkınlar!

Bakınız; bir 15 Temmuz yaşadık bu ülkede. Adı neydi bunun? “Darbe girişimi.”

Peki kimler bu işe soyunmuştu? FETÖ terör örgütü mensupları.

Bu örgütün Silahlı Kuvvetler içindeki, Emniyet Teşkilatındaki, Yargı Teşkilatındaki militanları, Laik-Demokratik Türkiye Cumhuriyetinin rejimini değiştirip, üniter yapısını ve sınırlarını yeniden belirlemek üzere.. ülkenin bölünmez bütünlüğünü hedef almış şekilde amaçlarına ulaşmak istemişlerdi.

Ulaşamadılar diye düşünebiliriz.. düşünebilirsiniz.

Ama şu kadarını da gözden uzak tutmadık, tutmuyoruz.

Darbecilerin “aynı menzile farklı yollardan gidiyorduk” diyen yoldaşları hâlâ iktidardalar. O “menzil” nedir biz biliyoruz. Esasen faşist darbe girişiminin bahane edip, kafalarının arkasındaki devlet yapılanmasının yerleştirilmesi konusunda herhangi bir geri adım atmış değiller. Bu badireden de herhangi bir ders çıkarabilmiş değiller. Zira bu iddialarımızın maddi verileri herkesin gözü önünde apaçık duruyor. Nedir bunlar?

15 Temmuz’un faili FETÖ terör örgütü ve mensuplarıdır.

Amaçları hükümeti ortadan kaldırmak, meclisi fesh etmek, örgütün lideri pozisyonundaki elebaşını da devletin başına getirerek din esaslı bir yapı oluşturmak. Bu niyetlerini perdelemek için darbenin adını “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” olarak koydular ama dikkat ederseniz hiçbir eylemlerinde barış kavramının belirtisi bile yoktu.

Ortalıkta tanklar, helikopterler, savaş uçakları, bombalar, mermiler vardı. Şehitler, yaralılar vardı. Ama bir tek barış yoktu.

Buradan tüm yurttaşlarımıza sesleniyorum, Türkiye’ye sesleniyorum!

Kardeşlerim, artık deniz bitmiştir. Devlet gemisi karaya oturmuştur. Kimse kimseyi kandırmasın.

Dünya devletleri karşısında itibarımız ayaklar altındadır.

Ülkesinde darbe girişimi yaşanan yöneticiler, bu olayı enişteden-kayınçodan haber alıyor.

Milli İstihbaratın adı olmuş Milli İstirahat Teşkilatı. Başındaki zat koltuğunda oturuyor.

Vatanı – milleti koruyup kollasın diye görev verilmiş koskoca Türk Ordusu’nun başındaki komutanları kendi yaverleri tarafından esir alınıyor, sonra da hiçbir şey olmamış gibi ortalıkta Yenikapı’da millete nanik çekiyor.

Devletin başındakiler “büyük yanlışlarımız var Rabbim bizi affetsin, millet bizi affetsin” diyor, ama hâlâ o koltuklarda pişkin pişkin oturuyorlar.

Darbenin suçlusu cemaatin mensubu “asker kıyafetli teröristleri” yetiştiren merkezler diyerek Askeri Liseleri, Harp Okullarını kapatıyor, ama “Hakim cüppesi, Polis üniforması, Öğretmen önlüğü içindeki teröristlerin geldiği İmam Hatip Liselerini kapatmıyor, aksine mevcut düz liseleri İmam Hatip Lisesi yapacağım diye uğraşıyor.

Bütün bunlar, işte onbeş senedir Mecliste yan gelip yatan muhalefetin gözleri önünde yapılıyor.

Ey Türk Milleti! Ey Aydın’lı  hemşehrilerim!

Deniz bitmiştir diyorum. Gemi karaya oturmuştur diyorum. Burada hamaset yapmıyorum, laf olsun, siyaset olsun diye konuşmuyorum, felaket tellallığı yapmıyorum. Çıplak gerçeği haykırıyorum.

Kral çıplak diyorum!

İktidara geldiler altı sıfırı sildiler. Cumhuriyet tarihinde görülmemiş ölçüde sözde özelleştirme adı altında neyimiz var neyimiz yok hepsini sattılar. IMF’ye borcumuzu kapattık diye kurum kurum kuruluyorlar ama iktidara geldiklerinde 150 milyar dolar olan toplam borcumuz bugün 700 milyar dolarlara dayandı. 2,5 milyar lira IMF’ye ödedin ama onun kat be kat fazlası milleti borçlandırdın. Siz kimi kandırıyorsunuz?!!

Kaynağı belirsiz, nerden geldiğini açıklamadığın sıcak parayla durumu idare ediyorsun. Bilesin ki sadece idare ediyorsun. Yolun sonu görünüyor!

Bunlar, devleti bitirdikleri gibi ekonomiyi de dibe vurdurdular. Bakmayın siz o paralı kalemşor gazetecilerin, ekonomistlerin dediklerine. Sizi kandırıyorlar. Bir kıyaslama yapın, hesap yapın;

Cinsi 2002 Yılı 2015 Yılı

Çeyrek Altın 32,00 TL 208,00 TL

Tüpgaz 14,00 TL  75,00 TL

Motorin  1,23 TL    4,08 TL

Ekmek  0,15 TL    1,25 TL

Manzara budur. Toplumun neredeyse tamamı gırtlağına kadar borç batağında debeleniyor. Ay başı geldiğinde bankaların önlerindeki kuyrukları, kredi kartlarından yeni borçlar çekerek mevcut borçların asgarilerini ancak ödeyen vatandaşların halini ibretle seyrediyoruz.

Demek ki ne gerekiyor değerli arkadaşlar? Öncelikle iktidarın yanlışlarına engel olamayan, ülkenin ve ekonominin kötü gidişi karşısında kalıcı ve akılcı çözüm üretemeyen muhalefeti de, bugünkü günümüzü bizlere yaşatan, gerek içeride gerekse dışarıda başımızı yere eğdiren bu iktidardan kurtulmak gerekiyor.

Bakın bunlar bir “mini anayasa paketi” diye bir şey tutturdular, sözde 7 maddesinde anlaşmışlar. Nedir bu 7 madde kardeşim? Anayasa denilen şey yaz-boz tahtası mıdır? Her iktidara gelen aklına estiği gibi Anayasayla oynayabilir mi? Bu nasıl hukuktur, bu nasıl devlet yönetmektir?

Ey Akparti! Halk seni tek başına iktidara getirirken aklına ne eserse onu yap diye mi getirdi, yoksa bu milleti huzur içinde refah içinde yaşat, gelecek kaygısını ortadan kaldır, ülkede yaşayan insanların hepsi kardeşçe ve mutlu yaşasınlar diye mi getirdi?

Ne içeride ne de komşularımızla huzur kaldı. Her gün şehit haberi, her gün patlama-sabotaj, her gün kavga gürültü. Artık canına doydu millet. Görüyorsunuz ki sizler, iktidarıyla, meclisteki muhalefetiyle bu işi beceremiyorsunuz!

Keyifleri de öyle gıcır ki, bakın vekillik süresini yeniden 5 yıla çıkarmaya hazırlanıyorlar. Anlaştılar.

Bu gibi konularda bir dakikada anlaşıyorlar. Milletvekilliği süresi artırılacaksa, maaşları zamlanacaksa anında görüntü, beş dakikada Beşiktaş!

Ama öyle yağma yok. Zalimin zulmü varsa halkın DSP’si var!

Demokratik Sol Parti olarak gerek Aydın’da gerek diğer örgütlerimizde, aynı ideale olan inancımızla mücadelemizi yılmadan, usanmadan sürdüreceğiz.

Doğruları söylemeye devam edeceğiz.

Bugün aynı inancı ve kararlılığı sizlerin de yüreğinde hissediyorum.

İnanıyoruz, başaracağız.

Biz sana mecburuz DSP, Türkiye sana mecbur DSP!!

Bu duygu ve düşüncelerle kongremizin Aydın’ımıza ve Türkiye’mize hayırlı olmasını diliyorum, bugüne kadar görev yapan arkadaşlarımıza en içten teşekkürlerimi sunuyorum, yeni seçilecek arkadaşlarımıza da başarılar diliyorum.”

Check Also

AKSAKAL: “Siyasetin Tozunu Yutmamış Birisini Cumhurbaşkanı Seçtirmek Yanlıştı.”

DSP Genel Başkanı sayın Önder AKSAKAL, Sözcü Gazetesi’nin 05 Kasım 2017 tarihli nüshasında ortaya atılan …